Samsun Tekkeköy'deki Merkez Organize Sanayi'de faaliyet gösteren Yeşilyurt Demir Çelik fabrikasının çelikhane tesisinde atık suyun toplandığı kuyu içerisinde, su pompasının elektrik onarımı sırasında yüksek gerilim hattından akıma kapılan
mekanik bakım formeni Mustafa İnanç (50), pota ocağı formeni Naci Gezer (46) ile pota ocağı işçisi
Yunus Çekiç (47) kuyuya düşerek hayatını kaybetmişti.
Yaşanan olayı 'iş cinayeti' olarak değerlendiren Karadeniz İşçi Derneği, Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyeleri, fabrikanın faaliyet gösterdiği Tekkeköy ilçesinde Kaymakamlık önünde toplarak, üç işçinin yaşamını yitirmesi başta olmak üzere, Türkiye'de meydana gelen iş cinayetlerini protesto ettiler.
İŞÇİLER ÖLÜMLER KARŞI KARŞIYA
Karadeniz İşçi Derneği Sözcüsü Atila Karagöz yaptığı ortak açıklamada ise Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası'nda 779 işçinin çok ağır ve tehlikeli çalışma koşullarında çalıştıklarına işaret etti. Fabrikada çalışan işçilerin her an yaralanma ve ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduklarına dikkat çeken Karagöz, "Patronlar daha fazla üretim ve kar için işçileri daha fazla çalıştırırken, güvenlik için yatırım yapmaktan kaçınıyorlar. Ülkenin dört bir yanında işçler çalışırken ölüyor. Madende göçükte ölüyor, fabrikada ölüyor, MESEM'de çocuk işçiler ölüyor, sokakta motokuryeler ölüyor. Güvenlik önlemleri alınmadığı için tüm bu ölümler aslında iş kazası değil, cinayettir. Ama patronlar için kar önemli. İşçinin kıymeti yok. Yeşilyurt'ta da atık su havuzundaki pompanın tamiri için üretim durdurulup elektrik devreden kesilseydi, bu üç işçimiz şimdi yaşıyor olacaklardı. Üretim devam ederken tamiratı yapmak ölüm getirdi. Bu gidişe artık dur demeliyiz" diye konuştu.
Yeşilyurt Demir Çelik Fabrikası'ndaki işçi ölümlerinin Türkiye'de ilk ne de son olacağını vurgulayan Atila Karagöz, şunları söyledi:
"Sendikalar toplu sözleşme görüşmelerinde ilk olarak güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi olarak belirlemelidirler. Ücretler için pazarlık önemlidir. Ama iş güvenliği her şeyin başında gelir.Ayrıca tüm sendikaları, demokratik kitle örgütlerini Türkiye'de gerekli önlemler alınmadığı için meydana gelen iş cinayetlerine karşı seslerini yükseltmeye davet ediyoruz."